Küresel ölçekte artan çevre bilinci, orman ürünleri ticaretinde sürdürülebilirlik sertifikasyonlarının önemini her geçen gün artırmaktadır. Sorumlu orman yönetiminden elde edilen ürünler, hem yasal uyumluluk hem de marka itibarı açısından tercih sebebi olmaktadır. Kereste, kontrplak, MDF, kağıt hamuru ve odun dışı orman ürünleri gibi geniş bir ürün yelpazesinde toptan ticaret yapan işletmeler için bu dönüşüm artık göz ardı edilemeyecek bir pazar gerçeğidir.
Uluslararası piyasalarda alıcılar, orman ürünlerinin kaynağının sürdürülebilir yönetilen ormanlardan geldiğini belgeleyen FSC (Forest Stewardship Council) ve PEFC (Programme for the Endorsement of Forest Certification) sertifikalarını giderek daha fazla talep etmektedir. Bu iki sertifikasyon sistemi arasındaki temel fark, denetim metodolojisi ve bölgesel kabul düzeyinde ortaya çıkmakta; Avrupa'da özellikle İskandinav ve Orta Avrupa ülkelerinde PEFC daha yaygın kabul görürken, İngiltere ve büyük perakende zincirleri genellikle FSC sertifikasını tercih etmektedir. Bu sertifikalar, ürünlerin Avrupa pazarına giriş sürecini kolaylaştırmakla kalmayıp, aynı zamanda kamu ihalelerinde ve büyük ölçekli inşaat projelerinde zorunlu bir ön koşul haline gelmiştir.
İşlenmiş ahşap, kereste ve orman yan ürünlerinde Türkiye'nin üretim kapasitesi, Avrupa pazarına yönelik ihracat için önemli bir potansiyel taşımaktadır. Yapı sektöründe kullanılan kereste sınıflarından mobilya üretiminde tercih edilen kontrplak ve MDF levhalara, ambalaj sektöründe kullanılan palet ve sandık malzemelerinden kağıt hamuru üretiminde kullanılan hammaddeye kadar geniş bir ürün gamı bu potansiyelin farklı boyutlarını oluşturmaktadır. Doğru sertifikasyon ve kalite kontrol süreçleri, bu potansiyelin somut ihracat gelirine dönüştürülmesinde belirleyici rol oynamaktadır.
Avrupa Birliği'nin yürürlüğe koyduğu Ormansızlaşmaya Karşı Düzenleme (EUDR - EU Deforestation Regulation), kereste, kağıt, kauçuk ve palm yağı gibi ürünlerin AB pazarına girişinde coğrafi izlenebilirlik verisi (geolocation data) sunulmasını zorunlu kılmaktadır. Bu düzenleme kapsamında ihracatçıların, ürünün hasat edildiği arazinin koordinatlarını ve bu arazinin ormansızlaşmaya yol açmadığını kanıtlayan belgeleri sisteme yüklemesi gerekmektedir. EUDR uyumu, önümüzdeki dönemde Avrupa'ya orman ürünü ihraç eden tüm firmalar için FSC/PEFC sertifikasyonunun ötesinde ek bir zorunluluk oluşturacaktır.
Kereste ve ahşap ürünlerinin doğru koşullarda depolanması, ürün kalitesinin korunmasında kritik rol oynar. Kerestenin nem oranı, kullanım amacına göre genellikle %8 ile %18 arasında hedeflenmekte; bu oranın üzerinde veya altında kalması çarpılma, çatlama ve küflenme gibi kalite sorunlarına yol açmaktadır. Kurutma fırınlarında (kiln-dried) işlem görmüş kereste, doğal kurutmaya kıyasla daha stabil bir nem dengesi sunarak uzun mesafeli deniz yolu taşımacılığında ürün bütünlüğünü korumaktadır. Nem kontrolü ve uygun paketleme, uzun mesafeli nakliyelerde ürün bütünlüğünü garanti altına almaktadır.
FSC ve PEFC sertifikalı ürünlerde izlenebilirlik zinciri (Chain of Custody), ormandan nihai ürüne kadar her aşamanın belgelenmesini gerektirmektedir. Kesim, taşıma, işleme ve depolama aşamalarının her birinde sertifikalı ve sertifikasız hammaddenin ayrı tutulması, karışmaması ve kayıt altına alınması zorunludur. Bu zincirdeki herhangi bir kopukluk, ürünün sertifikalı statüsünü kaybetmesine yol açabileceğinden, tedarikçi seçiminde bu belgelerin eksiksizliği titizlikle kontrol edilmelidir.
Mantar (kork), reçine, tanen ve çeşitli orman meyveleri gibi odun dışı orman ürünleri (NTFP - Non-Timber Forest Products), özellikle doğal ve organik ürün pazarında büyüyen bir talep görmektedir. Bu ürünlerin toptan ticaretinde de aynı sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik ilkeleri geçerli olup, doğru sertifikasyon bu niş pazarlarda da rekabet avantajı sağlamaktadır.
Ertesi gün kapında!
Havale/EFT ile kolay ödeme
Online 7/24 sipariş imkanı
+500'den fazla müşteri!